Hiç Natürel Sızma Zeytinyağı

  • İnsanoğlunun varoluş ve hiçlik arasındaki sonsuz arayışının farklı şekillerde vücut bulduğu bir olgu; Hiç. 

    Hiç, bir çıkış noktası; tüm evrenin başlangıcı; doğanın kendisini ifade eden en yalın anlatım biçimi.

    Hiç, Simyacı`nın kendini ve evreni tanımak için çıktığı yolun hem başlangıç hem de bitiş noktası.

    Hiç, insanoğlunun doğa ile çözmeye çalıştığı bulmacanın kilidi.

    M. Ö. 5. yy ‘da filozof Parmenides; `ex nihilo; her şey bir hiçlikten var olmuştur` der. Bazı Doğu felsefe akımlarına göre, hiç; insanın egosundan arınması ve kendisini evrenin ufak bir parçası olarak kabul etmesidir. Budizm`de Nirvana, Uzak Doğu’da Ying ve Yang,  İslam’da Tasavvuf İnancı ve Sufizm`de geniş yer alan `Hiç`, Hz. Mevlana`nın şu sözlerinde en yalın halini alır: 

    ``Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken, sen hiç ol! İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl ki çömleği tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir.``

    Doğanın tüm olağan üstü mucizesini, şaşırtıcı bir yalınlık, tevazu ve doğallık ile önümüze seren zeytinyağı,  insanoğlunun hep aradığı o ipucu değil midir? Modern dünyanın alışkanlıkları ile hep dolambaçlı yollarda aradığımız, şifa, sağlık, saflık, lezzet ve doğallık, zeytin meyvesinin suyunda saklı değil midir? 

    O halde,  doğanın insana bahşettiği bu zenginliği tüm yalınlığıyla sunmaktır bize düşen.

    Öyle saftır ki zeytinyağı aslında `Hiçtir`.

    `Hiç`  bir ek istemez, süsleme kabul etmez, olduğu haliyle, tüm doğanın gerçekliğinin aynasıdır. Bizim işimiz, Toprak Ana`ya duyduğumuz saygıyla ona hak ettiği değeri vererek zeytinyağının tüm mucizesini ulaşılabilir kılmaktır.